30 Mart 2008 Pazar

Çocuk sahibi olmaya karar veren eşlere tavsiyeleriniz nelerdir?
Öncelikle kadın doğum hekimine başvurmaları gerekmektedir. Gebe kalacak bayanın genel bir jinekolojik muayeneden geçmesi ve yapılacak bazı kan ve idrar tetkikleri; varlığı farkedilmeyen bazı hastalıkların ortaya çıkartılmasını sağlayacaktır. Bu şekilde gebelikte tedavisi zor veya mümkün olmayan bazı hastalıkların basit aşılama veya alınacak tedbirlerle önüne geçilebilir. Örneğin Kızamıkçık, B tipi Hipatit, Toxoplazma infeksiyonları, kan uyuşmazlıkları, toplumumuzda çok yaygın görülmeye başlayan kansızlık (anemi), idrar yolu infeksiyonları, tiroid bezinin az veya fazla çalışması gibi durumlar gebelik öncesi tespit edilirse gerekli basit tedbir ve tedavilerle gebelikte oluşacak kötü sonuçlar engellenebilir.

Kan uyuşmazlığı nedir? Eşler bu konuda nelere dikkat etmelidir?
Kan uyuşmazlığı basit anlamda anne ve babanın kan gruplarının bir birinden farklı olmasını ifade ediyor gibi görünse de esasen sadece belirli kan grubu farklılığı olan eşlerde sorun oluşturabilir. Bu sorunun ortaya çıkabilmesi için annenin Rh(-), babanın ise Rh(+) kan grubunda olması gerekir. Fakat kan grubu bu şekilde olan eşler hemen korkmasınlar. Kan grupları bu şekilde olsa dahi bu çiftlerin sadece % 5’inde kan uyuşmazlığı soruna yol açabilir. Bu sorun da genellikle anne ile bebek arasında kanamaya yol açacak bir durum sonrası görülür. Kan uyuşmazlığı genelde eşlerin ilk gebeliklerinde sorun oluşturmaz. Fakat ilk doğumdan hemen 72 saat içerisinde Anti-D adlı verilen ilaç anneye uygulanmazsa 2. bir gebelikte fetusun zarar görme ihtimali çok artar. Bu yüzden ilk gebelikte doğumdan hemen sonra Anti-D anneye uygulanmalıdır.

Doğum kontrol yöntemlerinde eşlere vereceğiniz tavsiye nelerdir?
Günümüzde gebeliği önleme yöntemleri üzerine çok yoğun araştırmalar yürütülmektedir. İdeal bir yöntemin; kolay uygulanabilir, ucuz, etkili, yan etkilerinin çok az veya hiç olmaması, vb gibi özellikleri bir arada kapsaması gerekir. Fakat tüm bu yoğun araştırma faaliyetlerine rağmen yukarıda saydığımız özellikleri birarada içeren bir gebeliği önleme yöntemi bulunabilmiş değildir. Bu yüzden böyle bir yöntem kullanmak isteyen eşler bir kadın doğum hekimine başvurmalıdır. Hekim var olan tüm yöntemler hakkında kişileri bilgilendirdikten sonra yönteme birlikte karar verilmelidir.

Sağlıklı bir gebelik dönemi geçirmek için anne adaylarının nelere dikkat etmelerinde fayda vardır.
1. İlk olarak eşlerin ve özellikle anne adayının hep aklında tutması gereken nokta; gebelik ve doğum doğal, normal bir fizyolojik süreçtir. Bir hastalık dönemi değildir.
2. Bir kadın doğum uzmanı yardımı ile gebeliğin takip edilmesi bu normal süreçte oluşabilecek sorunların erken tespitine ve yanlış adetlerden doğan hatalı davranışların önlenmesine, bilinçli ve sağlıklı bir gebelik döneminin geçirilmesine yardımcı olacaktır. Ayrıca riskli gebelerle, normal gebelerin ayrımını da sadece kadın doğum hekimi yapabilir.
3. Sağlıklı beslenmenin gebeliğin normal ve sağlıklı seyretmesinde çok önemli etkisi vardır. Mutlaka gebelikte beslenme üzerine bir araştırma yapıp eşler edindikleri bilgileri dikkatle beslenmede uygulamalıdır.
4. Gebeliğin stresten uzak bir ortamda geçmesi, gebenin stresli ortamlardan uzak durması gerekir.
5. Gebelik döneminde en faydalı egzersiz yürüyüşlerdir. Günlük 20-30 dakikalık bol oksijenli, sakin bir ortamda yapılacak yürüyüşlerin hem kan dolaşımını artırması hem de gebelikte çalışması zorlanan sindirim sisteminin rahat çalışması v.b. gibi bir çok faydaları olacaktır.
6. Risk faktörü olan, riskli gebeliği bulunan anne adayları ise tamamen hekiminin tavsiyeleri doğrultusunda hareket etmelidir. Kesinlikle hekim tavsiyelerinin dışına çıkmamaları gereklidir.

Doğum sonrası oluşan göbek iltihaplarının sebepleri nelerdir?
Doğumdan hemen sonra kilolarının hep aynı kalacağından ve şişman görünmekten korkan bayanlar, çok sıkı sentetik, hava geçişini önleyen ve terleten korseler giyinmekteler. Bunun sonucu göbek deliği kapanarak burada mikrop üremesine uygun nemli ve havasız bir ortam oluşmaktadır. Bu da göbek iltihabına yolaçmaktadır.


Gebelik zehirlenmesi nedir?
Gebelik zehirlenmesi, gebelerde tansiyon yükselmesi özellikle el, yüz ve bacakta şişme ve idrarla protin kaybetme ile karakterize bir tablodur. Bu tablo daha ağırlaşırsa tansiyon çok daha yükselirse gebe veya loğusa da sara krizi gibi krizler, körlük veya daha da ileri vakalarda anne veya bebek ölümü ortaya çıkabilir.
Bu yüzden gebelik taliplerinde ağırlık atışı tansiyon takipleri ve aylık idrar tahlillerinin bu vakaları erkenden teşhis etmemizde çok büyük faydası vardır. Böyle gebeler riskli gebelik grubuna alınarak daha dikkatli takip edilir.

Gebe kadın oruç tutabilir mi?
Başta da belirttiğimiz gibi gebelikleri, normal seyreden gebelikler veya riskli gebelikler olarak ikiye ayırıp 2 tip gebeliği birbirinden farklı kabul etmeniz gerekir. Riskli gebeliği olanlar kesinlikle hekimlerinin tavsiyelerinden dışarı çıkmamalıdır. Fakat eğer hakim olarak bir gebeliğin normal olarak seyrettiğine kanaat getirmişsek ve gebe bize aylık muayenelerine düzenli olarak geliyorsa ve gelecekse oruç tutmalarında bir zarar yoktur. Orucun normal gebelikte bir zararı olmadığına dair yapılmış çalışmalar da bilimsel ortamlarda yayımlanmış ve kabul görmüştür. Fakat burada da bilinçli davranılmalı iftarla sahur arasında gebeler bir öğün daha eklemelidir. Her gün alınması gereken temel besin öğelerine göre; et, süt, yumurta, meyve sebze, kepekli ekmek v.s. gibi öğünle ayarlanmalı. Örneğin, her gün 2 bardak süt içmesi önerildi ise bu miktar sütü iftarla-sahur arasında mutlaka almalıdır. Ayrıca iftarda ağır yemeklere hızla yönelmek yerine önce hafif bir çorba ile orucunu açıp biraz dinlenip sonra yemeğe devam etmelidir. Hava durumu müsaitse yatmadan 1-2 saat önce 20 dakikalık bir yürüyüşün de büyük faydası olacaktır.

Son zamanlarda sezaryenle yapılan doğum sayısı artışı gözleniyor. Bir uzman olarak doğum şekillerinden sezaryeni mi yoksa normal doğumu mu tavsiye ediyorsunuz?
Yine başta belirttiğimiz gibi kadının hayatında gebelik doğal bir süreç doğum daha keza doğal, fizyolojik bir olaydır. Kadının vücudunu ve üreme sisteminin işleyişini incelediğimizde vaginal doğumun normal doğum olduğunu görüyoruz. Örneğin kadın kemikleri arasında bebeğin çıkmasına uygun kanalı denen yapı, rahimin geldiğinde kasılmalarla bebeği bu doğum kanalına itmesi, bebek bu kanala indiğinde kadında ıkınma hissinin uyanarak karın kaslarının da yardımı ile bebeğin bir doğum kanalının dış ağzına itilmesi gib iolaylar bize doğal ve normal olan doğumun vaginal doğum olduğunu gösteriyor. Fakat her doğal olayda olduğu gibi bu olayın da işleyişinde bir problem ortaya çıktığında, gebe riskli gebelik sınıfında bir gebelik geçiriyorsa anne ve bebek hayatını kurtarmak için tehlikede acilen doğum yaptırılması gerekiyorsa, vaginal doğum yaptırmak mümkün olmuyorsa o zaman sezaryenle doğum bizim için kurtuluş kapısıdır.
Fakat sezaryenle doğum bir ameliyat şeklidir. Karın katmanlarını ve rahime kesi uygulanması ve bebek çıkartıldıktan sonra tekrar açılan kasi yerlerinin tekrar dikişlerle kapatılması şeklinde uygulanır. Ameliyat bitirildiğinde her ne kadar dikkat edilirse edilsin karnında artık hiçbir şey eskisi gibi değildir.
Bu konuda çok şeyler daha söylenebilir ama kısaca şöyle diyebiliriz doğal seyrinde devam eden bir normal vaginal doğum sezaryene göre üstündür her zaman daha az risklidir ve loğusa çok çabuk eski haline dönebilir. Fakat vaginal doğum mümkün olamıyorsa gerekli zamanda yapılan sezaryenle doğum da hayat kurtarıcı bir yöntem olarak iyi ki var.

Epnyotomi nedir? Hangi durumlarda uygulanır?
Epnyotomi vaginal doğumun son safhasında bebek başı çıkışa dayandığında vagen dış ağzı ve çıkım etrafında cilt ve ciltaltı dokuların ve kasların yırtılacağını hissettiğimiz durumlarda yaptığımız 2-3 cm’lik düzgün kesilerdir. Hem bebeğin başının çıkması kolaylaşır. Hem de kendi kendine oluşan düzensiz yırtıkların onarımı zordur ve yırtığın kalın barsağın son kısmına uzama ihtimali yüksektir. Bu sorunları engellemek için bu kesiyi gereken vakalarda uygulamaktayız.

Hamile bir kadının yaşadığı aile ortamında dikkat edilebilecek noktalar nelerdir?
Gebeliğin normal seyretmesi açısından gebenin stresten uzak, huzurlu bir aile ortamında olmasının çok büyük önemi vardır.
-Gebelerde duygusal açıdan değişimler önemli olabilir. Daha hassaslaşarak daha alıngan hale gelebilir. Kolay sinirlenebilir. Bu tür duygusal değişiklikler gebelik dönemi hormonları ile ilgili olduğu bilinmeli ve aile ortamında diğer bireyler, öncelikle eşler gebeye anlayışla yaklaşmalıdır.
-Gebenin yanında sigara içilmesi kesinlikle yanlıştır. Sigara içilen ortamda gebe de en az içen kadar bazen daha da fazla zarar görür. Kendisi içmeyen fakat yanında sürekli sigara içilen gebelerin bebeklerinde bir çok problem ortaya çıkar. Örneğin gelişme geriliği, öğrenme problemleri, akciğer problemleri gibi.
-Gebe evde veya dışarda alışveriş yaparken veya günlük yürüyüşlerinde olabildiğince yalnız bırakılmamalıdır. Özellikle ilk 3 aylık dönemde tansiyon düşmeleri ve baygınlık geçirme hallerinde aniden düşmeler ciddi kazalara yolaçabilir.
-Gebeler ev ortamında kendisini fazla yormayan günlük ev işlerini yapabilirler. Fakat yükseğe uzanıp aşırı gerilme, yerden ağır eşyaları kaldırma, ağır eşyaları çekme, yer değiştirme gibi işler gebeye zarar vereceğinden bu gibi işlerde evdeki diğer bireylerin yardım etmesi gerekir.
-Gebelikte sağlıklı beslenme açısından da gebeye bu konuda yardım edilmelidir.

Ultrason bebek sağlığı açısından zararlı mıdır?
Ultrasonla anne karnında bebeğin gelişiminin ve vücudunun incelenmesi gebe muayenesinin önemli bir kısmıdır. Bu muayene şekli 20 yılı aşkındır dünyada yaygın olarak kullanılmaktadır. Kullanıma girmeden önce ve girdikten sonra da halen bir zararı var mıdır diye çalışmalar devam etmektedir. Bu araştırmalara göre ultrasonun henüz belirgin bir zararı bulunamamıştır. Fakat gerekli olmadıkça ayda birden daha sık yapılmaması, incelemede 5-10 dk.yı geçilmemesi önerilmektedir.

Doğumdan sonra annelerin nelere dikkat etmesi gerekir.
-Sağlıklı beslenmeye devam ederek kaybettiklerini yerine koymaları gerekir. Bundan sonraki gebelik boyunca ve doğumda hayatlarını sağlıklı sürdürebilmeleri için bu konu çok önemlidir. Doğumdan hemen sonra anne vücudunda yeniden tamir süreci başlar, bu tamir sürecinin sağlıklı olması sağlıklı beslenme ile paralel gider.
-Lohusaya yeteri kadar dinlenebileceği ortam hazırlanmalıdır.
-Sarkmış ve yorulmuş karın kasları ve doğumda rol alan diğer kasların eski kuvvetine kavuşması için egzersizlere başlanmalı.
-Lohusalık depresyonu denen duruma hazırlıklı olunmalı. Aile bireyleri bu durumda anneye yardım etmelidir.
-Emzirmenin anne ve bebek için maddi ve manevi faydaları açısından bu konuda anneye destek olunmalı.
Lohusalık dönemi yeni doğum yapmış annenin vücudunun ve sinir sisteminin zaafa uğradığı bir dönemdir. Bu yüzden kesinlikle 40 günlük bu dönemde anne tek başına yeni doğan bakıma muhtaç bebeği ile başbaşa bırakılmamalı, anne bakım görmeli ve desteklenmelidir. O zaman her anne her doğumdan sonra daha sağlıklı bir şekilde normal hayatına dönüp yaşam şartları ile mücadele edebilecek kuvveti elde edebilir.

Dış gebelik nedir?
Normalde gebelik ilk önce rahimle yumurtalık arasındaki kanallarda oluşur. (Tüplerde) 5-6 gün sonra bu döllenmiş yumurta rahime ulaşır. Rahime tutunur ve rahim içerisinde büyümeye başlar. Eğer bu mekanizma normal işlemezse gebelik rahim dışında bir yerde gelişirse buna dış gebelik denir. Örneğin tüplerde gelişebilir. Tüplerin duvarları çok ince olduğu için gelişen gebelik bu kanallarda delinme ve şiddetli iç kanamaya yol açar. İç kanama farkına varılmazsa anne hayatı tehlikeye girer.

Endometriorus nedir? Sebebi nedir?
Rahim iç yüzeyini kaplayan ve bebeğe tutunma yüzeyi sağlayan bir iç tabaka vardır. Buna endometrium denir. Endometrium her ay gebeliğe hazırlanır, kalınlaşır, besin depoları artar. Fakat o ay gebelik olmazsa kanama ile dışarı atılır, böylece kadın o ay adet kanamasını görür. Bu endormetrium sadece rahim içinde olmalıdır. Rahim içi dışında, yumurtalık üzerinde, rahimin duvarının dış tarafında veya karın zarları gibi farklı yerlerde de görülen vakalar vardır. Böyle vakalarda adetler çok ağrılı olur, ilişkide ağrı olabilir veya bebek olmasında sorun çıkabilir. Sebebi tamamen anlaşılamamış olmasına rağmen bazı vakalarda adet kanının sadece vagena doğru değil rahim kanalları yolu ile karına doğru akmasının sebep olabileceği düşünülmektedir.

Miyom nedir? Oluşumuna etki eden unsurlar nelerdir?
Miyom, rahimin kas yapısındaki duvarından çıkan iyi huylu bir tümördür. Sadece giderek büyüdüğünde bazı sorunlara yol açar. Bunlar kanama, kasık sancıları, tekrarlayan düşükler ve adet düzensizlikleri gibi sorunlardır. Rahim duvarından bir tek miyom çıkıp büyüyebildiği gibi birden fazla da miyom ortaya çıkabilir. Miyomların oluşum nedenleri tam bilinmemekle birlikte bazı risk faktörlerinin varlığında görülme sıklıkları artar. Bunlar; ailede, yakın akrabalarda miyom olması, evlenmeme, çocuk doğurmamış olmak. Bu durumlarda miyom ortaya çıkma ihtimali artar. Menopozdan sonra ise genelde miyomlarda bir küçülme gözlenir.

16. Vaginismus rahatsızlığı nedir? Belirtileri nelerdir? Nasıl tedavi edilir?
Vaginismus, kadının hazne kaslarını aşırı kasarak cinsel ilişkiye izin vermemesi olarak tanımlanabilir. Genelde kızların evlenmeden önce başkalarından dinledikleri ilk ilişki ile ilgili abartılı ve korkutucu tarzda anlatımlardan kaynaklanır. Aşırı korku hazne kaslarını kasmalarına yol açar. Tedavide jinekolojik muayene sonrası vagen girişinde herhangi bir anomali yoksa normal olarak bulunursa bu hastaya anlatılır. Bazı sakinleştirici ve kas gevşetici, kayganlaştırıcı ilaçlarla hastaya yardım edilmeye çalışılır. Bu tür telkin ve ilaçlar hafif ve orta vakalarda sorunu çözebilir. Fakat ağır vakalar bu tedavilere cevap vermez. Bu vakaların mutlaka psikiyatrik tedavi almalıdırlar. Bu sorunla ilgilenen Aile Danışmanlık merkezlerde böyle çiftlere psikiyatrik uzmanları tedavi seansları uygulanmaktadır.

Menapoz nedir? Erken menapozun belirtileri nelerdir?
Menapoz, üreme çağında bebek doğurma yeteneği olan kadının belirli bir yaştan sonra bu yeteneğinin sona ermesidir. Bu da kendisini adetlerin ortadan kalkması ile gösterir. Menopoz yaşı 45-55 yaşlar arasıdır. 40 yaşından önce menopozun ortaya çıkmasına ise erken menopoz veya yumurtalık yetmezliği diyoruz. Belirtileri, 1) Adet görememe, 2) Ateş basması, 3) Sıkıntı, ateş basma nöbetleri, 4) Uyku bozuklukları , 5) Cinsel isteksizlik, 6) Vaginal kuruluk.

Hiç yorum yok: